Pages

Ads 468x60px

5 Ocak 2013 Cumartesi

Mersin İli Tarihi Yerleri 17

GEDİĞİ KALESİ VE MANASTIR
 Mersin’in yaklaşık 45 km kuzeyinde yer alan Yavca Köyü’nün 10 km. güneyindedir. Gediği Dağı’nın güney tarafındaki yol Akdeniz’e uzanmaktadır. Kale, Hisar, Arslanköy, Fındıkpınar ve Evciler ile karşılıklı birbirlerini görmektedir. Güneybatısına doğru üstü taraçalı , mağaraların bulunduğu ikinci bir tepe vardır. Bu doğal kireştaşı oyuklarının herbiri duvarlarla örülmüştür. Doğu zirvesinde yer alan bu kalıntıların, manastır kompleksi olduğu sanılmaktadır. 2.210 m. yükseklikteki kaleye ulaşmak son derece zordur. Tırmanış yolu olarak ancak kuzeyde bir geçit bulunmaktadır. Buradaki duvar aslında yokuş aşağı uzanan, altlı üstlü kayalardan oluşan harici bir istihkam alanıdır. Geçişleri kontrol etmek amacıyla yapılmış olmalıdır. Duvar işçiliğinden 6. ve 7. yy.’lara tarihlenmektedir. Bu duvarda bulunan delik, zamanında kapı olarak kullanılmıştır. Arazinin zorluğu bu duvarın zirvedeki kale ile ilişkisini anlamayı olanaksızlaştırmaktadır. Burada bulunan patika yol mağaralarla ilişkilidir. Bu patikanın sonu güneybatı yönünden, zirvenin kuzeydoğu ucuna doğru dönmektedir. Kuzeydoğu ucunda bulunan noktalar geçit olabilecek özelliktedir. Çok yoğun bitki örtüsü nedeniyle kalıntılar çok zor görülebilmektedir. Duvar taşlarının çoğu uçuruma yuvarlanmıştır. Kalenin güneybatısındaki arazi eğimi yeterli korumayı sağladığından buradaki duvarlar savunma amaçlı kullanılmamış olmalıdır. Bu yönde hiçbir sarnıç kalıntısıda bulunmamaktadır. Bu komplekse ulaşımın zor olmasından, elverişli bir yerleşim yeri olamamıştır.Kalenin kompleks girişi, kuleleri ve diğer bölümleri olmadığı için istihkam gibi inşa edilmediğide açıktır. Belkide manastıra ait bir sığınaktır. Askeri bir değeri ise ancak gözetleme ve haberleşme yeri olarak vardır. 
 EVCİLER KALESİ 
 Mersin’in 40 km. kadar kuzeyinde yer alan Çandır kalesinin (Arslanköy’e giden yol güzergahında ) 20 km. kadar batısındaki Evciler Köyü mevkiindedir. Ortaçağ’daki adı ve tarihçesi bilinmeyen küçük bir garnizon kalesidir. Basit simetrik bir iç avlusu ve iç kulesi vardır. İç kale tepenin doruğundadır ve iç avlunun duvarları güneye doğru alçalmaktadır. Olasılıkla Bizans döneminde yapılmış olan iç avlunun güneybatı köşesinde yuvarlak bir kule bulunmaktadır.
 FINDIKPINAR KALESİ
 Mersin’in yaklaşık 50 km. kuzeybatısındaki asfalt yol ile ulaşılan Fındıkpınar yaylasındadır. Yaylanın bitişiğinde, duvarları ana kaya üzerine uydurularak yapılan kalede, aynı adı taşımaktadır. Taş ve tuğla ile örülmüş duvarlar, kayaların üzerinde yükselmektedir. Doğu taraftaki dairevi yerin ortasındaki taştan yapılmış kule ve kuzeyde daha küçük olan yuvarlak burcu vardır. Etrafı odalarla çevrili, doğu ve güney kulelerine benzemeyen kuzeydeki kulenin ortası, ana kaya görünümündedir. Bu kulenin tam kuzeyinde ana kayadan oluşan düşey bir duvar vardır. Bu belkide burada kontrolün yapıldığı avlunun giriş kapısıdır. Karmaşık planlı, yuvarlak kuleli bu garnizon kalesi, Ortaçağ Dönemine tarihlenmektedir.
 KALEBURNU KÖYÜ KALESİ
 Mersin’in yaklaşık 30 km. batısında( Fındıkpınarı yolu üzerinde) bulunan Kaleburnu köyünün girişinde, yolun sağındaki yüksek bir tepe üzerinde kurulmuştur. Eteklerinde yapılan yüzey araştırmasında Bizans, Selçuklu, Osmanlı dönemlerine ait seramik parçalarına rastlanmıştır. İç sur ve dış sur bulunmaktadır. Surların ve burçların bir kısmı ayakta kalmıştır. 
 KUZUCUBELEN KALESİ VE ÖRENYERİ 
 Mersin’in 34 km kuzeybatısında, Mersin-Fındıkpınarı karayolu üzerinde, 450 rakımlı bu küçük gözetleme kalesi, uçurum dibindeki yüksek platoya dayanmaktadır. Köylüler tarafından Taş Kale olarak adlandırılmaktadır. Kale iki katlı ve dikdörtgen planlıdır. Batıdaki bir gedik dışında duvarlar orijinal yüksekliklerine dayanmaktadır. İki kemeri çökmüştür. Ortaçağ mimarisinin tipik örneğidir. İç tarafındaki blokların kenarları çok miktarda harç ve küçük kaya parçaları ile doldurulmuştur. Kapı girişinde, kaldırılabilir ahşap bir seyyar merdiven kullanılmış olmalıdır. Yüksek seviyedeki diğer açıklıklar doğu ve güney duvarlarındaki dar deliklerdir. Gözetleme delikleri kapılara göre küçüktür. Daha üst seviyedeki tek giriş kuzeybatıdadır. Bizans ve Roma dönemlerinde de iskan gördüğü anlaşılan kalede, kilise, sarnıç ve belkide manastır olabilecek yapı kalıntıları bulunmaktadır.

Mersin İli Tarihi Yerleri 16

 KIZLAR KALESİ-MANASTIR 
 Çandır Kalesi’nin ve köyünün doğu-güneydoğusundadır. Yer yer asfalt ve çoğunlukla stabilize bir yolla ulaşılmaktadır. Çandır kalesi yolundan geri döndükten sonra Sinap kalesine sapan yola değil Ayvagediği yolunada sapmadan sola ayrılan stabilize yoldan dere kenarına indikten sonra tekrar sola dönerek ve dere takip edilerek ulaşılmaktadır. Araba ile bir yere kadar varılabilen bu yere geri kalan yol yürüyerek ,dere içine inilerek ve tırmanılarak çıkılmaktadır. Bu nedenle ulaşımı zordur. Yapılan incelemede halk arasında kale denilen bu yerin aslında bir manastır olduğu anlaşılmıştır.Yüksek bir tepenin eteklerinde yer alan burunda kurulmuştur. Mimari kalıntıların çok azı ayakta kalmıştır. Ana kaya önüne çekilen set duvarından hiçbir iz kalmamıştır. Ancak üzerinde 18 satırlık Ermenice yazıtın bulunduğu duvar hala sağlamdır.
 BELENKEŞLİK KALESİ 
 Mersin’in yaklaşık 20 km. kuzeyindeki Soğucak yaylasındadır. Kale , iki katlı ve dikdörtgen planlıdır. Dış duvarları kesme blok taşlarla örülen kale, üzerine yapıldığı kayalık arazi ile bütünleşmiştir. Kapı açıklığı zeminden yukarıda olduğu için kaldırılabilir - yaklaştırılabilir, ahşap bir düzenek kullanıldığı tahmin edilmektedir. Giriş üç bölümlü kenar pervazıyla donatılmıştır. Üst katta gözetleme delikleri bulunmaktadır. Alt katta enine iki kemerle desteklenmiş odanın kuzeybatı köşesinde büyük ve üstü açık bir kapı vardır. Bu kapıdan ikinci kata çıkılmaktadır. İkinci katın duvarlarındaki konsolumsu taş çıkıntılar,belki de ağaç hatıllardan yapılmış bir üçüncü katın olabileceğini göstermektedir. Sağlam durumdaki kale, Orta Çağ dönemine tarihlenmektedir.
 BAŞNALAR KALESİ
 Mersin’in 15 km. kuzeybatısındaki İnsu Köyü’nden stabilize bir yolla 300 m. yakınına gidildikten sonra geri kalan yol yürüyerek, kaleye ulaşılmaktadır. Kuzucubelen’in kuzeydoğusundadır. Üç tarafı vadiyle çevrili olup, doğusu ormanlık ve dağlıktır. Kesintisiz duvarlarıyla yedigen bir plana sahip olan kalenin üç kulesi bulunmaktadır. Duvar örgü sisteminden Bizans döneminde yapıldığı anlaşılmaktadır. ASAR (HİSAR) KALE
 Kale, Gözne’den Arslanköye giden yol güzergahında, Güzelyayla Yaylasına varmadan yolun solunda yer almaktadır. Kalenin dışı kalker kesme blok taşlarla örülmüştür. Batı tarafındaki, vadinin yanında bugün çok az taşları kalan Arslanköy kalesi görülmektedir. Buranın tarihi kaynaklarda rastlanan bir adı bulunmamaktadır. Dış yüzündeki taşların yüzeyi pürüzlü olarak işlenmiştir. Kuzey kulesinin haricinde iç kısım duvar taşları düzgün yüzeylidir. Kuzeybatıdaki kuzey kulesi parçalanmış duvarlarla bir kalıntı halindedir. Kuzey kulesi aslında iki katlı bir binadır. Üstteki kat çökmüş olmasına rağmen yapısı bellidir. Kuzeyde, şimdiki yıkık olan, ince bir apsidal yapı mevcuttur. Bu alan belki bir depo , belki bir kilisedir. Güneydeki kule odasının girişi yıkılmıştır. Odanın iç duvarlarının yapısı düzgün kesme kalker kaplama taş arası moloz dolgudur. Duvar, rengi ve deseni birbirinden farklı pekçok kalker taşla yapılmıştır. Bu nedenle süslü ve çok değişik bir taş yapısı kullanılmıştır. Güney kulesinden başlayan duvar , kuzey kulesinde son bulmaktadır. Çöküş nedeniyle mazgallar ve kuzey kulesinin tepesi zeminle birleşmiştir. Doğunun sonunda küçük alandan su çıkmaktadır. Kuzeybatıdaki köşede toprağın içinde borular vardır. Bunlar yağmur suyunu toplamak veya başka bir yere kanalize etmek için yapılmıştır. Kuzeybatı köşesindeki odaların girişide çökmüştür. Kaleye ait bazı ufak depolar anayoldadır.Planından ve taş işçiliğinden Ortaçağ dönemine ait bir yapı olduğu anlaşılmaktadır. Burada dönemin kralı Het’um II ‘ye ait madeni paralar bulunmuştur.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Sayfamızı Beğenmenizle
Mutluluk Duyarız