KIZLAR KALESİ-MANASTIR
Çandır Kalesi’nin ve köyünün
doğu-güneydoğusundadır. Yer yer asfalt ve çoğunlukla stabilize bir yolla
ulaşılmaktadır. Çandır kalesi yolundan geri döndükten sonra Sinap
kalesine sapan yola değil Ayvagediği yolunada sapmadan sola ayrılan
stabilize yoldan dere kenarına indikten sonra tekrar sola dönerek ve
dere takip edilerek ulaşılmaktadır. Araba ile bir yere kadar varılabilen
bu yere geri kalan yol yürüyerek ,dere içine inilerek ve tırmanılarak
çıkılmaktadır. Bu nedenle ulaşımı zordur. Yapılan incelemede halk
arasında kale denilen bu yerin aslında bir manastır olduğu
anlaşılmıştır.Yüksek bir tepenin eteklerinde yer alan burunda
kurulmuştur. Mimari kalıntıların çok azı ayakta kalmıştır. Ana kaya
önüne çekilen set duvarından hiçbir iz kalmamıştır. Ancak üzerinde 18
satırlık Ermenice yazıtın bulunduğu duvar hala sağlamdır.
BELENKEŞLİK KALESİ
Mersin’in yaklaşık 20 km.
kuzeyindeki Soğucak yaylasındadır. Kale , iki katlı ve dikdörtgen
planlıdır. Dış duvarları kesme blok taşlarla örülen kale, üzerine
yapıldığı kayalık arazi ile bütünleşmiştir. Kapı açıklığı zeminden
yukarıda olduğu için kaldırılabilir - yaklaştırılabilir, ahşap bir
düzenek kullanıldığı tahmin edilmektedir. Giriş üç bölümlü kenar
pervazıyla donatılmıştır. Üst katta gözetleme delikleri bulunmaktadır.
Alt katta enine iki kemerle desteklenmiş odanın kuzeybatı köşesinde
büyük ve üstü açık bir kapı vardır. Bu kapıdan ikinci kata
çıkılmaktadır. İkinci katın duvarlarındaki konsolumsu taş
çıkıntılar,belki de ağaç hatıllardan yapılmış bir üçüncü katın
olabileceğini göstermektedir. Sağlam durumdaki kale, Orta Çağ dönemine
tarihlenmektedir.
BAŞNALAR KALESİ
Mersin’in 15 km. kuzeybatısındaki
İnsu Köyü’nden stabilize bir yolla 300 m. yakınına gidildikten sonra
geri kalan yol yürüyerek, kaleye ulaşılmaktadır. Kuzucubelen’in
kuzeydoğusundadır. Üç tarafı vadiyle çevrili olup, doğusu ormanlık ve
dağlıktır. Kesintisiz duvarlarıyla yedigen bir plana sahip olan kalenin
üç kulesi bulunmaktadır. Duvar örgü sisteminden Bizans döneminde
yapıldığı anlaşılmaktadır.
ASAR (HİSAR) KALE
Kale, Gözne’den Arslanköye giden
yol güzergahında, Güzelyayla Yaylasına varmadan yolun solunda yer
almaktadır.
Kalenin dışı kalker kesme blok taşlarla örülmüştür. Batı tarafındaki,
vadinin yanında bugün çok az taşları kalan Arslanköy kalesi
görülmektedir. Buranın tarihi kaynaklarda rastlanan bir adı
bulunmamaktadır.
Dış yüzündeki taşların yüzeyi pürüzlü olarak işlenmiştir. Kuzey
kulesinin haricinde iç kısım duvar taşları düzgün yüzeylidir.
Kuzeybatıdaki kuzey kulesi parçalanmış duvarlarla bir kalıntı
halindedir. Kuzey kulesi aslında iki katlı bir binadır. Üstteki kat
çökmüş olmasına rağmen yapısı bellidir. Kuzeyde, şimdiki yıkık olan,
ince bir apsidal yapı mevcuttur. Bu alan belki bir depo , belki bir
kilisedir.
Güneydeki kule odasının girişi yıkılmıştır. Odanın iç duvarlarının
yapısı düzgün kesme kalker kaplama taş arası moloz dolgudur. Duvar,
rengi ve deseni birbirinden farklı pekçok kalker taşla yapılmıştır. Bu
nedenle süslü ve çok değişik bir taş yapısı kullanılmıştır.
Güney kulesinden başlayan duvar , kuzey kulesinde son bulmaktadır. Çöküş
nedeniyle mazgallar ve kuzey kulesinin tepesi zeminle birleşmiştir.
Doğunun sonunda küçük alandan su çıkmaktadır. Kuzeybatıdaki köşede
toprağın içinde borular vardır. Bunlar yağmur suyunu toplamak veya başka
bir yere kanalize etmek için yapılmıştır. Kuzeybatı köşesindeki
odaların girişide çökmüştür.
Kaleye ait bazı ufak depolar anayoldadır.Planından ve taş işçiliğinden
Ortaçağ dönemine ait bir yapı olduğu anlaşılmaktadır. Burada dönemin
kralı Het’um II ‘ye ait madeni paralar bulunmuştur.
5 Ocak 2013 Cumartesi
Mersin İli Tarihi Yerleri 15
Mersin’in yaklaşık 29 km.
kuzeyinde yer alan Gözne beldesinin 5 km. kuzeyinde, Ayvagediği
yaylasına girmeden sağa dönülen ve Çandır Kalesi’ne doğru giden yol
güzergahındadır. Bu önemli yol Sinap’ı konaklama yeri haline
getirmiştir. Belki de bir garnizon olabilecek bu yerin Ortaçağ’daki adı
bilinmemektedir.
Kale , köşelerinde dört kulesi olan dikdörtgen planlıdır. Topoğrafik
yapıya göre çukurda kalan kalenin duvarları kısmen çökmüş ve iç yapısı
tamamen yok olmuştur.
Dış duvarlarda bosajlı duvar örgü sistemi uygulanırken, duvar
aralarındaki kırık moloz taşlar ise dolgu malzemesini oluşturmaktadır.
İç duvarlar ise düz kesme taştan yapılmıştır. Kuleler kuzeydoğudaki
hariç birbirinin aynıdır. Üst kata çıkan merdiven basamağı izleri yer
yer gözlenebilmektedir. Giriş muhtemelen doğu duvarı içinde olmalıdır.
Kalenin ikinci katında altı adet gözetleme deliği bulunmaktadır.
ÇANDIR (PAPERON) KALESİ
Ortaçağ Ermeni Kalesi olan Çandır, önemli bir coğrafi konumdadır.( Paperon/Barbaron ) Mersin’in 40 km. kuzeyinde, Çandır Köyü’ nün kuzeybatısında , oldukça yüksek yöreye hakim bir platonun tüm zirvesini kaplamaktadır. İç Anadolu’ya ulaşan iki önemli yol bu kalenin tam kuzeyinde birleşmektedir. Çandır’ ın güneyindeki yol Sinap, Gözne ve Belenkeşlik Kaleleri tarafından korunmaktadır. Köyün doğusunda Kızlar kalesine giden bir yol daha vardır. Kalede her zamanki gibi su kaynağı olarak sarnıçlar kullanılmıştır. Burada yerleşim Ermeni göçmenlerden önce başlamıştır. Ermeni Gezgin Alişhan’a göre Çandır Bizans kalesi olan Papirion veya Papurion’dur. İmparator Zeno devrinde en parlak günlerini yaşamıştır. Zeno tahtı terk ettikten sonra orada gömülmüştür. Stilit Joshua’ya göre imparator Zeno, kaleyi arkadaşı Illius’a teslim etmiştir. Illius burada acil durumlarda kullanılacak hazineler biriktirmiştir. 479 yılında Veria’nın en küçük üvey oğlu Prens Marcinus kaleye sürgün edilmiş ve beş yıl sonra Illius geri getirilerek idam edilmiştir. Gottwald’a göre Çandır’ın Papirion olması imkansızdır. Eski tarihçiler kaleyi Kilikia, Kapadokya ve Isauria arasında olarak tanımlarlar. Oysa Papirion her zaman Kilikia bağlantılı olmamıştır. Çevresindeki uçurumlar savunmada önemli bir doğal set oluşturmaktadır. Bu nedenledir ki kule inşa edilmemiştir. Zirvenin ucundaki duvar ise heyelana karşı yapılmış olmalıdır. Kaleye çıkışı sağlayan 63 basamaklı merdiven, güneye doğru 59 basamakla devam etmektedir. Kale içinde kilise kalıntısı ve iki katlı yapı kompleksi bulunmaktadır. Büyük odalar arasında kemerli geçiş kapıları ,sağlam durumda olan diğer odalardaki süsleme unsurları ve boya izleri hala görülebilmektedir. Üst kat odalarına küçük bir merdivenle çıkılmaktadır. Kalenin güneydoğu kesiminde sivil halkın ikamet ettiği bazı yapı kalıntıları ve tahrip olmuş kilise kalıntısı vardır. Bir adet lahit (sarkopaj) bulunmuştur.
ÇANDIR (PAPERON) KALESİ
Ortaçağ Ermeni Kalesi olan Çandır, önemli bir coğrafi konumdadır.( Paperon/Barbaron ) Mersin’in 40 km. kuzeyinde, Çandır Köyü’ nün kuzeybatısında , oldukça yüksek yöreye hakim bir platonun tüm zirvesini kaplamaktadır. İç Anadolu’ya ulaşan iki önemli yol bu kalenin tam kuzeyinde birleşmektedir. Çandır’ ın güneyindeki yol Sinap, Gözne ve Belenkeşlik Kaleleri tarafından korunmaktadır. Köyün doğusunda Kızlar kalesine giden bir yol daha vardır. Kalede her zamanki gibi su kaynağı olarak sarnıçlar kullanılmıştır. Burada yerleşim Ermeni göçmenlerden önce başlamıştır. Ermeni Gezgin Alişhan’a göre Çandır Bizans kalesi olan Papirion veya Papurion’dur. İmparator Zeno devrinde en parlak günlerini yaşamıştır. Zeno tahtı terk ettikten sonra orada gömülmüştür. Stilit Joshua’ya göre imparator Zeno, kaleyi arkadaşı Illius’a teslim etmiştir. Illius burada acil durumlarda kullanılacak hazineler biriktirmiştir. 479 yılında Veria’nın en küçük üvey oğlu Prens Marcinus kaleye sürgün edilmiş ve beş yıl sonra Illius geri getirilerek idam edilmiştir. Gottwald’a göre Çandır’ın Papirion olması imkansızdır. Eski tarihçiler kaleyi Kilikia, Kapadokya ve Isauria arasında olarak tanımlarlar. Oysa Papirion her zaman Kilikia bağlantılı olmamıştır. Çevresindeki uçurumlar savunmada önemli bir doğal set oluşturmaktadır. Bu nedenledir ki kule inşa edilmemiştir. Zirvenin ucundaki duvar ise heyelana karşı yapılmış olmalıdır. Kaleye çıkışı sağlayan 63 basamaklı merdiven, güneye doğru 59 basamakla devam etmektedir. Kale içinde kilise kalıntısı ve iki katlı yapı kompleksi bulunmaktadır. Büyük odalar arasında kemerli geçiş kapıları ,sağlam durumda olan diğer odalardaki süsleme unsurları ve boya izleri hala görülebilmektedir. Üst kat odalarına küçük bir merdivenle çıkılmaktadır. Kalenin güneydoğu kesiminde sivil halkın ikamet ettiği bazı yapı kalıntıları ve tahrip olmuş kilise kalıntısı vardır. Bir adet lahit (sarkopaj) bulunmuştur.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Sayfamızı Beğenmenizle
Mutluluk Duyarız
Mutluluk Duyarız



